1970 tarihli BM Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı bir adım daha ileriye götüren Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması, 22 Ocak’ta yürürlüğe girecek.

Nükleer silahların üretilmesini, test yapılmasını, transferini, kullanma tehdidini, stoklamayı, transferini yasaklayan Antlaşma, 2017 yılında imzalanmıştı.
En son Honduras, 50. ülke olarak onaylamıştı.
Antlaşmanın, 50 ülkenin onayından 90 gün sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

NATO bir açıklama yayınlayarak, nükleer silahsızlanmaya değil ancak antlaşmaya karşı olduğunu duyurdu.
Nedenlerini de şöyle sıraladı:
- Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması, değişen uluslararası güvenlik ihtiyacını göz önüne almıyor, mevcut Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşmasının kurduğu mekanizma ile çelişiyor.
- Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması, nükleer silahsızlanma yolunda tek güvenilir anlaşmadır, NATO da 50 yıldır desteklemektedir. Ancak Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması, denetim mekanizmasından yoksundur. Üstelik nükleer silahlara sahip hiçbir ülke tarafından imzalanmamıştır. O yüzden de bu antlaşma, tek bir nükleer silahın bile imhasını sağlamayacaktır. Antlaşma bu haliyle Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme antlaşmasının kurduğu mekanizmanın altını oymaktadır..
- NATO bir savunma örgütüdür, sahip olduğu nükleer güç de barışı korumak, caydırıcı olmak ve güç kullanımını engellemek içindir. Dünyada uluslararası kurallara dayalı düzene karşı çıkan ülkelerin nükleer silahları bulunurken, NATO’nun nükleer silahlardan vazgeçmesi, dünyayı daha güvenli bir yer haline getirmeyecektir. Nükleer silahlar var olduğu müddetçe, NATO da nükleer bir ittifak olarak kalmaya devam edecektir.
Açıklamada, NATO üyesi ülkelerin antlaşmaya uyma zorunlulukları olmadığı savunuldu.

Öte yandan nükleer silahların yasaklanmasını savunan Nükleer Tehdit Girişimi NTI, ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’a, nükleer bir felaketin önlenmesi için önlem alma çağrısında bulundu.

Girişimin başında bulunan eski enerji bakanı Ernest J Moniz ile eski senatör Sam Nunn, Foreign Affairs dergisine yazdıkları yazıda, I. Dünya Savaşı öncesinde de kimsenin savaş istemediğini ancak uyurgezerler gibi savaşa sürüklendiklerini anımsattı.
Moniz ve Nunn, bir nükleer savaşın felaket olacağını, asla başvurulmaması gerektiğini belirterek, Biden’a Rusya ile diyaloğa girmesi, nükleer silahların azaltılması konusundaki görüşmelere yeniden başlanılması tavsiyesinde bulundu.
İkili, Biden’dan ayrıca nükleer silahları siber saldırılardan, yetkisiz kişilerin eline geçmesinden koruyacak, kazara bir nükleer savaş çıkmasını önleyecek tedbirler alınmasını istedi.
Yazıda, “I.Dünya Savaşı’ndan alınan ders, karşılıklı yanlış anlamaların, savaşa istekli olmayan liderleri bile uyurgezer gibi uçuruma götürebileceğini gösteriyor. Dünya liderleri bir kez daha uçuruma -bu defa nükleer felakete- doğru gidiyor. Çok geç olmadan artık uyanmalılar” denildi.

