C4Defence Online Dergi Genel Yayın Yönetmeni ve NATO Uzmanı Sami Atalan, www.C4Defence.com internet adresinde yer alan “NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin Yükselen Payı” başlıklı yazısında, NATO Zirvesi’nde kaydedilen başlıca ilerlemelerin, kamuoyuna yansıyan açıklamaların da ötesine geçtiğine dikkat çekti.
Müttefiklerin, bakanlar seviyesinde mutabık kaldığı tüm ana konuların onaylandığını ve dönüşüm sürecindeki NATO’nun, yeni yol haritasını böylece belirlemiş olduğunu ifade eden Atalan, şu hususların altını çizdi:

“ASELSAN ve ROKETSAN’ın da yer aldığı 26 milyar dolarlık entegre hava ve füze savunma projesi başta olmak üzere, toplam değeri 50 milyar doları aşan projelere imza atıldı. Savunma sanayine ayrılan bütçelerin gerçek askerî kapasiteye dönüşmesini takip edecek bir mekanizma da kuruldu. Kritik altyapıların inşası ve mevcut altyapının korunmasının önemine vurgu yapılarak ayrılan %1,5’lik bütçenin kullanım alanları belirleniyor. Bu kalem, öngörülen yüzde 5’lik toplam askerî harcama hedefi içinde önemli bir yer tutuyor. Başta ACT ve ACO tarafından belirlenen müşterek ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendirme yapılacak olması ise son derece önemli.”
Sami Atalan, çeşitli NATO toplantılarında Türkiye’nin, NATO ortak işletme maliyetlerine katkı payını 2024/25 dönemindeki %4,59 seviyesinden 2026/27 dönemi için %6,30’a yükselttiği ve böylece tüm müttefikler arasında en yüksek artışı üstlendiğinin görüldüğünü kaydetti.

“Bu artışın, Türkiye’nin NATO bütçesinden daha fazla geri dönüş sağlaması yönündeki beklentisinin doğal bir süreci olarak değerlendirilmesi gerekir.” diyen Atalan, şu görüşlerini aktardı:

“Böylece Türkiye, ortak bütçeye en yüksek katkı sağlayan ülkeler arasında yedinci sırada yer alıyor. NATO’nun güçlendirilmesi ve müşterek harekât anlayışını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği ‘İttifakın imkânlarına katkı sunma niyeti’ yaklaşımı doğrultusunda önemli adımlar atıldı. NATO’nun DAT ve MARSEC dâhil olmak üzere, ikisi Türkiye’de bulunan toplam 30 NATO Mükemmeliyet Merkezine (COE) ilave olarak yeni bir merkezin de Türkiye’de kurulmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan talep etti. İHA ve SİHA’lara karşı koyma maksadıyla öngörülen bu tesisin NATO akreditasyonuna sahip olması büyük önem taşıyor. Özellikle hava ve deniz robotik sistemlerine karşı yönelik eğitim verecek bu merkez, aynı zamanda 2030’lu yılların ve geleceğin muharebe sahasına müttefikleri hazırlayacak yeni doktrinlerin geliştirilmesine de katkı sağlayacak.”

