Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ikinci gününde TRT Haber’in canlı yayınına konuk oldu ve TRT Muhabiri Doğancan Aksoy’un sorularını cevaplandırdı.
Görgün, Türk savunma sanayiinde görev yapan personelin yaş ortalamasının 34 olduğunun hatırlatılması üzerine, “34 yaş ortalamasıyla burada, Mavi Vatan’da gördüğünüz fırkateynler, deniz karakol gemileri, uçak gemisi, denizaltı modernizasyonları; bunların hepsi yerli millî imkânlarla ve bizim güzide üniversitelerimizde yetişmiş gençlerimizle birlikte yapıldı.” dedi.

Prof. Dr. Görgün, şöyle devam etti:
“Ve çok genç bir kadro. Hamdolsun, bu genç kadro önündeki uzun yıllarla, on yıllarla birlikte daha iyisini yapacak ama bizim asıl bize güven veren, bizi huzurlu hissettiren işte buralarda yarışmalara katılan gençlerimiz, çocuklarımız 7’den 77’ye bunun bir parçası olan vatandaşlarımız, burayı ziyaret eden aileler ve onlardaki gözlerindeki ışıltı daha iyisini yapmak üzere buradan ayrılırken kendilerine ailelerine verdikleri sözler... Bunlar bizim için çok motive edici.”
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, TEKNOFEST Mavi Vatan’dan söz ederken, Mavi Vatan’ın çok güçlü bir anlamı olduğunun altını çizdi.
Görgün, şu hususları ifade etti:

“Hem Akdeniz’de hem de Adalar Denizi’nde Türkiye, en güçlü donanmaya sahip bir ülke. Bu en güçlü donanma sadece platformları değil, sadece platformların üzerlerindeki faydalı yükler, onların üstünde kullanılan sensörler ve silah sistemleri değil, aynı zamanda çok güçlü ve dinamik bir donanmamız var, çok yenilikçi bir donanmamız var. Kendini güncelleyen, yerli-millî üretimi destekleyen. Biz, beraber, omuz omuza daha iyisini yapmak üzere çok gayret gösteriyoruz.”
Prof. Dr. Haluk Görgün, hâlihazırda yürütülen projelerle ilgili olarak da şu bilgileri verdi:
“Kırkın üzerinde yerli–millî büyük platform hem devlet tersanelerimizde hem özel sektörümüzdeki tersanelerimizde üretiliyor.”
SORU: “Çok büyük bir güç… İ sınıfı fırkateynler; yedisi aynı anda üretiliyor. Orada da teslimatlar yaklaşıyor mu? Nedir son durum?”

“Onlar aslında, önceki paketin kısımları. Biz biliyorsunuz, donanmamız için onu 12’ye tamamlayacağız yani onların da sözleşmeleri tamamlandı. Özel sektörümüzdeki firmalarımız tarafından, tersanelerimiz tarafından üretilecek. Yani bir gün dahi boş durulmuyor. Onlarla ilgili üretim faaliyetleri devam ediyor. Saha testleri, fabrika testleri tamamlandığında biz donanmamıza bunları teslim ediyoruz. Sadece bunları teslim etmek de değil, hemen hemen deniz için ürettiğimiz her platformun mutlaka bir uluslararası alıcısı da oluyor. Yani biz –Allah’a çok şükür– bu denizcilik sistemlerinde, denizler için ürettiğimiz, donanmamız için ürettiğimiz platformları neredeyse dünyanın çok farklı bölgelerinde dost ve müttefik ülkelere sunar hâle geldik. İşte Portekiz’e, Romanya’ya, Endonezya’ya, Katara, irili ufaklı yani birçok farklı denizlerde, farklı coğrafyalarda hizmet verebilecek, kendi donanmamız için ürettiğimiz ürünlerin, platformların özel sektörlerimiz tarafından teslim edildikten sonra, bazen de teslim edilirken kullanıcı ihtiyaçları ortaya çıkıyor. Bu anlamda da biz bir taraftan bunun karşılığını vermeye çalışırken yani platformlarımızı ihraç etmeye çalışırken yeni teslim edilecek ürünlere katılabilecek yenilikleri de hem donanmamızdaki kıymetli teknik personel hem savunma sanayi başkanlığımızdaki personelimiz hem de şirketlerimizle beraber ortaya koyuyoruz.”
NOT: 3 Ocak 2024 tarihinde gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Kurulu (SSİK) toplantısında alınan karar doğrultusunda, mevcut 4 adet ADA Sınıfı Korvet ile 4 adet İ Sınıfı (İstif) Fırkateyn’in üzerine, İstif sınıfına ait 4 gemi daha (9-10-11-12. gemiler) eklenmiş; bu sayede İ Sınıfı Fırkateyn sayısı 8’e, MİLGEM projesi toplam gemi sayısı ise 12’ye ulaşmıştır.
Röportaj devam ederken, röportajın yapıldığı Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’da bir ilk gerçekleştiriliyordu.

Geminin 5G destekli güvenli haberleşme altyapısına sahip mobil robotik cerrahi ameliyathanesinde, Kocaeli Üniversitesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı iş birliğiyle, gemideki cerrahi ekip yapay bir organ modeli üzerinde robotik cerrahi ile kavram doğrulumu çalışması yürütüyordu ve karadaki uzman cerrah ise 5G üzerinden gerçek zamanlı telementörlük desteği sağlıyordu.
Prof. Dr. Haluk Görgün, bu konuya da değindi:
“Bakın burada sizinle bu röportajı yaparken birkaç kat altta çok önemli bir faaliyet gerçekleştiriliyor. Uzaktan bağlantıyla, telementörlük sistemiyle bir operasyon gerçekleştiriliyor yani burada bunun başarımı özellikle biliyorsunuz, sefere çıktıkları zaman sağlık hizmetinin veriliyor olmuş olması, mürettebatın kendini güvende hissetmiş olması çok önemli. İşte 5G bağlantısıyla birlikte bu gemi üzerinde uzaktan, Kocaeli Üniversitemiz Tıp Fakültesi, orada faaliyet gösteren hocalarımızın da destekleriyle beraber bu operasyonun burada yapılabilirliği gösterildi. Tabii bunun ötesi, uzaktan sadece telementörlük değil tamamen uzaktan, robotik cerrahinin yapılma aşamaları da yerli–millî teknolojiler geliştirilerek devam edecek. Sahip olduğumuz mühendislik ve teknik kabiliyetimizle çok yetişmiş komutanlarımız, hakikaten hem teknik olarak hem doktrin olarak her türlü hazırlığa sahip olan kıymetli Deniz Kuvvetleri, donanma personelimizle birlikte var olduğumuz pozisyonu daha iyi götürebilmek adına sürekli geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Bu verdiğimiz bir örnekti.“

“Kullanılan faydalı yükler yani buradaki radarlardan silah sistemlerine elektro optiklerden elektronik harp sistemlerine; hiçbir gemimiz bir önceki gemiyle aynı değil. Hep üstüne koyarak, hep iyileştirerek devam ediyoruz. Bunların da karşılığı işte dost ve müttefik ülkeler tarafından da takip ediliyor ve özel tersanelerimiz için ülkemiz için de bir ihracat potansiyeli oluşturuyor. Bu birlikte çalışmaktan biz çok mutluyuz. Zaman zaman şirketlerimiz uluslararası tanıtımlara gittikleri zaman soruyorlar, ‘Kendi donanmanız bu platformu kullanıyor mu?’ diye. Bizim arkadaşlarımız gururla şunu söylüyor: Donanmamızla birlikte biz bu sistemleri geliştirdik ve kullanıma sunduk.”
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, röportajın yapıldığı piste de değindi.

“Tabii aslında şuna da temas etmek istiyorum. Şu pist, çok çok özel görevlerde bulundu yani bu, dünya deniz havacılığının Türkiye olarak biz insansız hava sistemlerimizle, SİHA’larımızla birlikte, TB3’ümüzle birlikte yeni bir konsept ortaya koyduk ve bu kısa pistli gemiden TB3, defalarca iniş kalkış, sorti yaptı ve bir NATO görevinde, çok zorlu iklim şartlarında, bütün dünyanın gözü önünde bu görevlerini başarıyla tamamladı.”
SORU: “Uçakları da görecek miyiz bu pistte?”
“Tabii. Bizim hem bu gemimiz hem yeni geliştirdiğimiz uçak gemimizle birlikte çalışabilecek insanlı insansız tüm sistemlerimizi birlikte koordine ederek devam ediyoruz. Geleceğin teknolojilerine -yetkinliklerimizde var olan, altyapımızda var olan– insan kıymetimizle beraber bir taraftan teslimatları ve üzerimize aldığımız sorumlulukları yerine getirmeye çalışırken, diğer taraftan da kahraman ordumuzu sahada üstün kılacak yeni teknolojileri, geleceğin teknolojilerinde sahip olduğumuz o otonomideki uzmanlık; sahada olmanın getirdiği avantajlar ve birikimle birlikte yeni ürünlere uyguluyoruz. İşte bu TB3 ve TCG Anadolu; hem Baykar’daki kıymetli kardeşlerimiz hem donanmamızdaki kıymetli komutanlarımız gece gündüz beraber çalıştılar ve dünyada herkesten önce bir ilki başardılar.”
SORU: “Yakın zamanda KAAN‘ın bir taksi testi oldu. Bu testten sonra yeni prototipinin uçuşunu ne zaman bekleyebiliriz?”

“Bunun için bir zaman söylemek istemiyorum. Ekibimiz gayretle çalışıyor. Prototipler biliyorsunuz tek bir prototip değil. Onu daha evvel paylaşmıştık basın ile. 6 Tane prototip aynı zamanda üretiliyor. KAAN‘la ilgili gelişmeler olgunlaştıkça sizlerle paylaşacağız ama gece gündüz ekipler çalışıyor. Hem yer testleri, hem uçuşla ilgili testler son hızla devam ediyor.”

