DESAN Tersanesi, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı (Malaysian Maritime Enforcement Agency – MMEA) için inşa ettiği 99 metre uzunluğundaki iki Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Gemisinin ilki olan MPMS-1’i Kocaeli’de törenle denize indirdi.

Kocaeli Serbest Bölgesi’nde, DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde düzenlenen törene İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, iki ülkenin Sahil Güvenlik teşkilatlarından üst düzey temsilciler, KAPTANOĞLU Ailesi, DESAN ve ATLAS tersaneleri üst yönetimi ve sektörün önde gelen temsilcileri de katıldı.

Törende iki ülke millî marşları çalındı.
DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, Malezya Sahil Güvenlik birimi için inşa ettikleri ilk gemiyi denizle buluşturmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Bu başarı, aylar süren mühendislik, üretim ve yoğun emeğin bir sonucudur.” diyen Kaptanoğlu, aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasında güvene dayanan iş birliğinin de somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Kaptanoğlu, şöyle devam etti:

“Denizlerde güvenliğin sağlanması, güçlü kurumlar ve görevlerine uygun imkânlarla donatılması ile mümkündür. İnşa ettiğimiz gemilerin Malezya Sahil Güvenliği’nin denizlerdeki görevlerine uzun yıllar katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Projemizin başlangıcında Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Malezya Başbakanı ile Sayın İçişleri Bakanımızın huzurunda gerçekleştiren törende bir söz vermiştik. Sözleşmede görülen 24 aylık teslim süresini 2 ay öne çekerek gemiyi 22 ayda teslim edecektik. Bugün bu sözümüzü yerine getirme yolunda önemli bir aşamayı geride bırakıyor ve gemimizi denize indiriyoruz. Kalan çalışmalarını ve testlerini tamamlayarak inşallah Ocak 2027’de gemiyi teslim edeceğiz.”
DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, ikinci gemiyi ise yirmi iki aydan daha kısa bir sürede teslim etmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Kaptanoğlu, Malezya Savunma Bakanı’ndan bir talepte de bulundu:

“Sayın Bakanım Datuk Seri Saifuddin Nasution bin İsmail, uygun görürseniz teslimin ardından gemimizi 24 Nisan 2027 tarihinde Langkawi’de düzenlenecek LIMA 2027 Fuarı’nda hazır bulunmasını çok arzu ediyoruz. Fuarda gemimizin insansız hava araçlarını, süratli müdahale botlarını, helikopter operasyon yeteneğini, ikinci gemiyle birlikte teslim edilecek mobil izleme radarı ve insansız deniz aracını da kapsayan bir gösteriyle sergilemek isteriz. Ardından Türk ve Malezya kültürlerini buluşturan bir resepsiyonda yeniden bir araya gelmek bizim için çok güzel bir anı olacaktır.”
Kaptanoğlu, tersanelerinde Malezya Sahil Güvenliği için yaklaşık 100’er metre uzunluğunda iki gemi ve Türk Deniz Kuvvetleri için bir Hisar sınıfı açık deniz karakol gemisi inşasını eş zamanlı olarak yürüttüklerini hatırlattı.
Her üç gemideki çalışmaların başarıyla ve plandan takvimin önünde ilerlediği belirten Kaptanoğlu, “Bu ilerleme, ekiplerimizin emeğinin, üretim gücümüzün ve projelerimizde benimsediğimiz disiplinli bir çalışmanın, anlayışın eseridir. Sözümüzü yerine getirmek, Malezya’nın DESAN’a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur.” dedi.
DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, Malezya’daki yatırımlarına ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:

“MPMS projesiyle başlayan ilişkimiz, Malezya’da uzun vadeli bir yatırım yapma kararımızın temelini oluşturdu. DESA’nın ilk yurt dışı yatırımı Enrique of Malacca Tersanesi için Malakka’da zemin hazırlık çalışmalarına başladık. (Tersane, adını Macellan’ın dünya turunda tercümanlığını yapan Malakkalı Enrique’den alıyor) 2027 yılının sonunda ilk fazını tamamlamayı planladığımız bu tersanede yeni gemi inşasıyla bakım ve onarım faaliyetlerini yürütmeyi, yerel istihdama, bilgi birikimine ve nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Malezya’nın bize duyduğu güvene, ülkenin denizcilik sanayisine uzun yıllar değer katacak kalıcı bir yatırımla karşılık vermek istiyoruz.”
Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, törende yaptığı konuşmada ilginç bir hikâye anlattı:

“Beş asırdan daha uzun bir süre önce, İstanbul’daki Haliç kıyıları çekiç ve testerelerin sesleriyle yankılanıyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun İmparatorluk Tersanesi’nde usta gemi yapımcıları, birbiri ardına gemilerin omurgalarını döşüyorlardı. Onların ellerinde Anadolu’nun tepelerinden getirilen keresteler, savaş ve devletin güvenliği için filolara dönüşüyordu. Gemi yapım sanatının incelikleri ustadan çırağa, nesilden nesile aktarıldı. Zamanla ahşabın yerini çelik, yelkenin yerini ise motor aldı. Ancak bu gelenek hiçbir zaman bu sulardan ayrılmadı. Bu gelenek, modern Türkiye’de bugün de yaşamaya devam ediyor. Türk tersanelerinde inşa edilen gemiler, Türk Deniz Kuvvetleri için hizmete girdi. MİLGEM Programı kapsamında, ülke tarihinin en büyük savaş gemisi olan TCG Anadolu da dâhil olmak üzere önemli platformlar hizmete sunuldu. Türkiye’de inşa edilen Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik gemileri artık bu kıyıların çok ötesindeki filolarda da görev yapıyor.
Haliç’ten Tuzla’nın modern tersanelerine kadar, beş yüzyıl boyunca değişmeyen bir miras var: Milletin savunması ve güvenliği için gemi inşa etme disiplini. Bugün bu uzun hikâye yeni bir bölüm açıyor. Ve bu bölüm Malezya ile birlikte yazılıyor.”
Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, törenin yapıldığı sabah, bu yeni bölümün en güzel şekilde başladığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Tersaneye geldiğimde kızaktan indirme alanının başında durdum. Karşımda, denizle buluşmayı bekleyen MPMS-1 (Multi-Purpose Mission Ship 1 – Çok Maksatlı Görev Gemisi 1) vardı. Ve her gemi sahibinin ve her denizcinin duymaktan mutluluk duyduğu o sözleri işittim: “Programın önünde!” Denizciler basit bir gerçeği bilir: Zamanından önce suya indirilen bir gemi, beraberinde uygun bir rüzgâr taşır. MPMS-1 de daha ilk gününden itibaren böyle bir rüzgâr taşıyor. Bu uygun rüzgâr, bundan sonra gerçekleştireceğimiz çalışmalar konusunda bize güven veriyor. Aynı zamanda bu gurur verici sabahı bizim için daha da anlamlı ve mutlu kılıyor. Ve Malezya’ya, güvenimizi doğru ellere teslim ettiğimizi gösteriyor. Bu nedenle bugün Türkiye’de bulunmaktan büyük bir memnuniyet ve onur duyuyorum.”
Malezya İçişleri Bakanı, DESAN Tersanesi’nin seçilmesinin kendileri için yalnızca ticari değil, güvene dayalı; Türk gemi inşa sektörünün kabiliyetine, tecrübesine ve bağlılığına duyulan güvene dayalı bir karar olduğunun altını çizdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise denize indirilen geminin, Türk mühendisliğinin, üretim kabiliyetinin ve savunma sanayinde ulaşılan seviyenin güçlü bir eseri olduğunu ifade etti.
“Bu eser aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki köklü dostluğun, karşılıklı güvenin ve geleceğe birlikte yürüme iradesinin somut bir göstergesidir.” diyen Çiftçi, şöyle devam etti:

“İnanıyorum ki Malezya denizlerinde görev yapacak bu gemi, iki kardeş ülke arasındaki dostluğun ve stratejik iş birliğinin de güçlü sembollerinden birisi olacaktır. Muhterem davetliler, Türkiye ile Malezya arasında binlerce kilometre mesafe bulunuyor ancak gönül coğrafyamızda mesafeler kilometrelerle ölçülemez. Ortak değerlerimiz, tarihi ve kültürel bağlarımız, karşılıklı saygımız ve kardeşlik hukukumuz bizi birbirimize yaklaştırıyor. Son yıllarda ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin özellikle savunma sanayi alanında ulaştığı seviye bu kardeşliğin en somut göstergelerinden biridir. Savunma sanayi iş birliğimizi ortak üretim, teknoloji transferi, bilgi ve tecrübe paylaşımı temelinde daha ileri noktalara taşımak istiyoruz. Bu anlayışın arkasında muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır kararlılıkla ortaya koyduğu güçlü ve bağımsız Türkiye vizyonu ve geleceği bulunmaktadır.”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’nin bugün kendi ihtiyaçlarını karşılayan, yüksek teknoloji geliştiren ve sahip olduğu kabiliyetleri dostlarıyla paylaşan bir ülke olduğunu belirtti.
“Günümüzde deniz güvenliği, kaçakçılıktan yasa dışı balıkçılığa, düzensiz göçten organize suçlara, arama kurtarmadan insani yardım ve afetlere kadar geniş bir güvenlik alanını kapsamaktadır.” diyen Çiftçi, bu nedenle iki ülke sahil güvenlik teşkilatları arasındaki iş birliğini son derece önemsediklerini vurguladı.
İçişleri Bakanı Çiftçi, şunları söyledi:

“Denize indirdiğimiz çok maksatlı görev gemisi de bu anlayışın önemli bir yansımasıdır. Yaklaşık 99 metre uzunluğa ve 3300 ton deplasmana sahip; ikmal yapmaksızın 30 güne kadar denizde kalabilecek olan gemimiz, gözetleme ve karakol faaliyetlerinden kaçakçılıkla mücadeleye, yasa dışı balıkçılığın önlenmesinden arama, kurtarma ve insani yardım faaliyetlerine kadar birçok alanda Malezya Sahil Güvenlik Gücüne güç katacaktır. Gemimizin ileri teknoloji sistemlerinde ASELSAN ve HAVELSAN gibi millî kuruluşlarımızın kabiliyetlerinin kullanılması da bizler için ayrı bir iftihar vesilesidir.”
İçişleri Bakanı, teknolojiyi dostlarından esirgeyen değil dostlarıyla birlikte geliştiren bir Türkiye anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizdi.
“Çünkü inanıyoruz ki dostluk güvenle, güven iş birliğiyle, iş birliği ise birlikte üretilen kalıcı eserlerle daha ileriye taşınabilecektir.” diyen Çiftçi, bu geminin de “Türkiye’den Malezya’ya uzanan kardeşlik köprüsünün denizlerdeki güçlü temsilcilerinden biri olması” dileklerini iletti.
Konuşmaların ardından DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Cenk Kaptanoğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye denize indirilen geminin maketini hediye etti.

İçişleri Bakanı Çiftçi de Malezya İçişleri Bakanı’na üzerinde geminin kabartmasının yer aldığı bir şilt takdim etti.

Daha sonra Malezya için insa edilen iki Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Gemisinin ilki olan MPMS-1, denize indirildi.
Denize indirme seremonisine ayrıca sembolik bir anlam katıldı.

Geleneksel şişe kırma seremonisinde kullanılan şişeye, MPMS-1’in uzun yıllar görev yapacağı Malakka Boğazı’ndan getirilen deniz suyu kondu.
Böylece geminin gövdesine ilk değen deniz suyunun, hizmet edeceği Malezya denizlerinden gelmesi sağlandı.
30 Gün Kesintisiz Seyir Kabiliyeti

MPMS-1, dört hızlı müdahale botu, dikey iniş-kalkış yapabilen iki HAVELSAN BOZBEY insansız hava aracı, ASELSAN 30 mm uzaktan komutalı silah sistemi ve 11 ton kapasiteli helikopter platformuyla çok yönlü görev yapabilecek şekilde donatılıyor.
Gemide ayrıca revir ve sağlık hizmetleri altyapısı ile 45 kişilik gözaltı alanı bulunuyor.
70 personel ve 30 yolcu kapasitesine sahip gemi, ikmal yapmadan 30 güne kadar kesintisiz seyir gerçekleştirebilecek.
Malezya’nın deniz yetki alanlarında uzun süreli görev yapabilecek şekilde geliştirilen MPMS-1; deniz güvenliğinin sağlanması, kaçakçılık, yasa dışı balıkçılık ve sınır aşan suçlarla mücadele gibi farklı operasyonel ihtiyaçlara yanıt verecek.
Malezya ile İş Birliği MPMS-2 ve Tersane Yatırımıyla Devam Ediyor

MPMS-1’de kaydedilen ilerlemenin ardından DESAN ile Malezya arasında aynı sınıftaki ikinci gemi MPMS-2 için de anlaşma imzalandı.
İkinci geminin kızağa koyma töreni 25 Haziran 2026’da gerçekleştirildi.
MPMS-2, ilk gemideki kabiliyetlere ek olarak mobil izleme radarı ile insansız/otonom su üstü aracı (USV) ile donatılacak. Böylece DESAN, proje kapsamında insansız deniz aracı ihracatı da gerçekleştirecek.
Her biri 99 metre uzunluğundaki MPMS-1 ve MPMS-2, tamamlandıklarında Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platformlar arasında yer alacak.
DESAN, Malezya ile denizcilik alanındaki iş birliğini ilk yurt dışı tersane yatırımıyla da genişletiyor.
Malakka Eyaleti’nde inşa edilecek tesiste askeri ve ticari gemi inşasının yanı sıra bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetleri yürütülecek.
171 dönümlük alan üzerinde iki safhada hayata geçirilecek tersanenin ilk fazının 2027 yılında tamamlanması planlanıyor.

