Güçlü Ordu Güçlü Türkiye

Yakın Hava Savunma Desteği Serisi I

İlk uçakların uçması ile beraber dünya yeni bir savaş konseptine de geçmiş oldu. Artık sadece kara birliklerinin göğüs göğüse muharebeleri ile savaşlar sonuçlanmacayaktı. Savaşın seyrini değiştiren icad, gökyüzünden destek verecekti.
Yakın Hava Desteği! Kısaca tanımlamak gerekirse karadaki birlikleri korumak, onların önü de bulunan hedefleri imha ederek önlerini açmak veya karadaki birliklerin tespit ettiği ancak vuruş imkanının olmadığı hedefleri güvenli bir biçimde hızlıca vurmak.
Bu taktikler karadaki birliklerin hayatta kalabilmesine ve daha fazla bölge ele geçirebilmesine imkan veriyor. Eski dönemlerde pervaneli uçaklar ile yakın hava desteği olarak sadece makinalı tüfekler kullanılsa da günümüzde teknolojinin gelişmesi ile beraber birçok hedef türüne uçak ve helikopterlerden birçok silah-mühimmat ateşleniyor.

2. Dünya savaşında karadan ilerleyen birliklere destek olan uçaklar.
2. Dünya savaşında karadan ilerleyen birliklerine destek olan uçaklar.

Yakın Hava Desteğinde Öne Çıkan Ülkeler
Uçak geliştirmek ve uçağa zırh/ateş gücü oranını en iyi şekilde verebilmek zor bir iş. Yakın hava desteği verebilecek uçaklarda yüksek manevra kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve donanımlı zırh kapasitesi gibi özellikler aranıyor. Bu tip uçaklara ilk öncü olan ülkelerin başında Amerika, Rusya ve Almanya geliyor. Özellikle 2.Dünya savaşın esnasında Hitler, karadan hareket ettirdiği birliklerini gökyüzünden açılan ateş ile koruyor, düşmanın bulunduğu tepelere ani hava harekatı düzenledikten sonra kara birliklerini o bölgeye yönlendirerek bölgeleri daha çabuk ve kolayca ele geçiriyordu. Amerikanlar da ve Ruslar da bu taktikleri uyguluyor ve savaş artık yeryüzünde değil, gökyüzünde de yapılıyordu. Aradan geçen onca yıl ve gelişmede durmak bilmeyen teknoloji yakın hava desteğini bambaşka yerlere taşıdı.

Amerikan ordusuna ait bir fotoğraf.
Amerikan ordusuna ait bir fotoğraf.

Önce uçaklardaki makinalı tüfek sayıları arttırıldı. Hal böyle olunca uçağın büyüklüğü de arrtı ve uçak hantal kaldı, manevra yapamaz oldu. Daha sonra uçağa roket sistemleri entegre edildi. Daha fazla roket taşıması için uçağa ekstra itiş gücü sağlanılması gerekti. Pervaneli motor dönemin teknolojisi ile yetersiz kaldı ve jet motorlu uçaklar kullanılmaya başlandı.
Dönemin teknoloji üreten ülkeleri; Rusya ve Amerika, jet motorlu/pervenali hava desteği verebilecek uçaklar ürettiler. Amerika 1945’lerde envanterine A-1 (AD) Skyraider’i kattı. Bu uçak dönemin parlayan yıldızı idi. Donanma tarafından da kullanılan bu uçak yakın hava desteği görevini de üstlendi. Daha sonra AM Mauler, T-28 Trojan gibi uçaklar Amerikan ordusu tarafından da kullanıldı. Belkide A-10’un atası diyebileceğimiz uçak Northrop YA-9 1972’de tasarımsal olarak Amerika’nın geldiği noktayı gösteriyordu. Tüm bu gelişmeler esnasında Rusya pek çok uçak geliştirmiş, yarısı prototipte kalmış yarısı ise 10 adetten fazla üretilmemiş uçaklardan (II-40 ve serisi) elde ettiği tecrübe ile Su-25’i envanterine kattı. Bu esnada Amerika uçaklarını geliştirmeye devam etti ve günümüzde de en bilindik uçaklardan biri olan A-10’u envanterine kattı.

Çoğumuzun da bildiği gibi modern çağımızın en bilindik hava desteği uçağı A-10 Thunderbolt II. Uçak, yerden gelebilecek mermilere karşı ekstra zırh ile kaplanmış ve yüksek manevra kabiliyeti daha fazla faydalı yük kapasitesi için ise çift motor ile donatılmış. Dizayn ve silah taşıma kapasitesi ile Amerikan ordusu bu uçağı emekli edemiyor. 1977’de hizmete giren bu uçak çeşitli modernizeler geçirse de artık yaşlandı ve emekli edilmesi kararlaştırılmıştı. Yerine geçecek uçaklar göz önüne alındığında hiçbiri A-10’un performasını sergileyemediği için Amerikan ordusu, uçağı tekrar modernize etmeye karar verdi.
Rus menşeli Sukhoi Su-25 ! Halen aktif olarak uçan bu uçak 1977’de Rus ordusunun envanterine girdi. Çeşitli modernizeler ile günümüzde de kullanılan bu uçağında oldukça yüksek silah taşıma kapasitesi bulunuyor. Çift jet motorlu olarak dizayn edilen Su-25, A-10’un rakibi diyebiliriz.

Günümüzde Yakın Hava Desteği
Artık günümüzde yakın hava desteği için kullanılan pek çok uçak bulunuyor. Bu uçakların en temel tercih sebebi ise daha az ses ve daha az yakıt harcama oranı. Örneklendirmek gerekirse: Suriye’de icra edilen Fırat Kalkanı Harekatı’na veya kırsal alanlarda bulunan terör örgütlerine hava taaruzu F-16 ile değil, yakın hava desteği uçakları ile gerçekleştirilebilir. Özellikle F-16’larımızın kullandığı MK81-82 genel maksat bombalarını da taşıyabilmeleri onları kullanmak için daha da cazip kılıyor. Daha az yakıt harcayarak aynı operasyon icra edilmiş olunuyor.
Turboprop motorlarında keşfi ve geliştirilmesi ile birlikte yakın hava desteği uçaklarının önü daha da açılmış oldu. Eğitim, keşif-gözetleme hatta yangın söndürmek için tasarlanan uçaklar sahip oldukları turboprop motor sayesinde güncellenerek yakın hava desteği verebilecek konuma getiriliyorlar.
Hemen örnek verelim: Piper PA-48 Enforcer ! 1971 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Gerek taşıyabildiği silah kapasitesi gerke ise trboprob motoru ile oldukça yüksek performans sergileyen, Piper Aircraft firmasına ait bu uçak Amerikan Hava Kuvvetleri’ne dahil olamadı. Uçaktan sadece 4 adet üretildi ve uçak uzun zaman boyunca değerlendirme sürecinde kaldıktan sonra ordu tarafından alınmama kararı alındı. Daha sonra 1984’de tekrar ordunun değerlendirilmesine sunulan PA-48, yalnızca deneme uçuşu ile kaldı ve orduya asla katılamadı.
Bir başka örnek ise: AT-802 !

adsiz

Amerikan meşeli bu uçak İtalya tarafından yangın söndürmek görevleri için kullanılırken (10 adet AT-802A Fire Boss’ları bulunuyor) Birleşik Arap Emirlikleri’nde yakın hava desteği rolünde kullanılıyor (24 adet IOMAX AT-802i BPA modeli bulunuyor.) Tabi başta en gerekli ihtiyaçlar hedefi görmek ve kilitlenmesini sağlamak için pod-flir !

- Sponsorlu Gönderi -

Bunun için çeşitli pod entegre sistemleri geliştirildi ve uçaklara entegre edildi. IOMAX AT-802i BPA yakın hava desteği rolü için tasarlanmadığı için uçağa entegre edilecek pod ve silah sistemleri uçağın aerodinamiğini etkileyebilir. Bunu önlemek için kullanılnan pod sistemi Centerline Aerodynamic ISR Pod. Pod sistemine entegre edilen Flir ise WESCAM MX-15 EO/IR.
BAE’nin kullandığı IOMAX AT-802i BPA’larda (IOMAX Archangel) Roketsan menşeli lazer güdümlü Cirit füzesi (4’lü pod) bulunuyor. Ayrıca uçak, GBU-12/58 lazer güdümlü bomba ve AGM-114 Hellfire füzesinide taşıyabiliyor.

Bir başka Turboprop motorlu yakın hava desteği A-29 Super Tucano!

a-29_super_tucano_thru_flickr1

1999’da hizmete giren Brezilya menşeli A-29 tamamen yakın hava desteği rolü için tasarlanmış bir canavar. Hava-Hava füzelerinden (Python 3/4, AIM-9L Sidewinder, MAA-1 Piranha) birçok hava-yer (SMKB-82, AGM-65 Maverick) füzesi kullanıyor. Hatta uçağın FPG-82 ve F-15’lerde kullanılan GBU-39’larıda kullanabilmesi için çalışmalar yürütülüyor. A-29, Flir olarak AN/AAQ-22 Star SAFIRE II’yi kullanıyor.Bu Flir, dünyada oldukça yaygın ve popüler.
Şimdi yine bir turboprop motorlu uçak olan KAI KT-1 Woongbi’yi inceleyelim. Bu uçağı yakından tanıyoruz çünkü hava kuvvetlerimizde yaklaşık 40 adetle hizmet veren ve pilotlarımızı gökyüzü ile tanıştıran ilk uçak. (İzmir 2.Ana Jet Üs Komutanlığı’nda eğitime gelen pilotlarımız ilk olarak bu uçak ile uçuyorlar. Daha sonra jet motorlu uçak olan Northrop T-38 Talon’u kullanıp görev yapacakları filolarına -F16, F4E- gönderiliyorlar.) Güney Kore firması olan Korea Aerospace Industries(KAI) menşeli KT-1 1991’de hizmete alındı. Ana rolü ve tasarlanış amacı eğitim. Ancak bu uçak yakın hava desteğinde de kullanılıyor.kai_ka-1_at_osan_air_base_2010

Günümüzün en yeni yakın hava savunma desteği uçağı olan Textron’s Scorpion ! Uçak Amerikan menşeli, 2013’de ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Uçağa havadan-karaya füze ve silah sistemleri entegre edildi. Şu anda herhangi bir hava kuvveti tarafından aktif kullanılmıyor.
Ancak uçağın geliştiricisi olan Textron AirLand ve LLC firmaları, dünyada farklı yerlerde düzenlenen birçok havacılık fuarlarına uçağın tanıtılması için katılıyorlar.

2474148

Peki bu uçaklar yakın hava desteğinde neler yapabilir ?
Düşman birliğine bir saldırıda korunaklı saldırı noktaları yakın hava desteği sağlayabilen uçaklar tarafından taşınan genel maksat bombaları ile bombalanabilir, zırhlı araçlar imha edilebilir.Düşmana karşı havadan açılan makinalı ateşi ile düşman baskı altına alınabilir, düşman çok daha kolay püskürtebilinir.

Yakın Hava Desteği yazımızın 2. bölümü için: Helikopterler, İHA’lar ve Diğer Faktörler

Yakın Hava Desteği yazımızın 3. bölümü için:  Yakın Hava Desteğinde Savunma Sanayimiz

Cevap yaz

Your email address will not be published.